Bir şirketi yönetirken günlük operasyonlar çoğu zaman bütün zamanı ve dikkati üzerine çeker.
Satışlar, tahsilatlar, çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, maliyetler ve çözülmesi gereken problemler derken yöneticiler kendilerini sürekli bugünü yönetirken bulabilir.
Peki şirketinizin bir, üç veya beş yıl sonra nerede olmasını istediğinizi ne kadar net biliyorsunuz?
Şirketiniz büyüyor olabilir. Cirosu artıyor, yeni müşteriler kazanıyor veya ekip genişliyor olabilir. Ancak büyümek ile planlı büyümek aynı şey değildir.
Stratejik planlama; şirketin yalnızca bugünkü performansına değil, gelecekte ulaşmak istediği noktaya ve oraya nasıl ulaşacağına odaklanır.
- Önce Şirketinizin Bugünkü Durumunu Netleştirin
Şirketinizin güçlü olduğu alanlar neler? Nerelerde zorlanıyor? Hangi ürün veya hizmetler gerçekten kârlı? Hangi müşteriler daha fazla değer yaratıyor? Finansal yapınız planladığınız büyümeyi destekleyebilecek durumda mı?
Stratejik planlama yalnızca geleceğe yönelik hedefler belirlemek değildir. Bugün bulunduğunuz nokta ile ulaşmak istediğiniz nokta arasındaki mesafeyi doğru analiz etmektir.
Geleceği planlamadan önce bugünün fotoğrafını doğru görmek gerekir.
- “Büyümek İstiyoruz” Demekle Yetinmeyin
Birçok şirketin gelecek hedefi aynı cümleyle başlıyor:
“Önümüzdeki yıl büyümek istiyoruz.”
Ancak büyümenin nereden geleceği belirlenmemişse ortada henüz gerçek bir strateji yoktur.
Büyüme;
- yeni müşterilerden,
- mevcut müşterilere daha fazla satıştan,
- yeni ürün veya hizmetlerden,
- yeni pazarlardan,
- farklı satış kanallarından
gelebilir.
Her seçeneğin gerektirdiği yatırım, insan kaynağı ve finansman ihtiyacı farklıdır.
Bu nedenle ne kadar büyümek istediğiniz kadar nasıl büyümek istediğinizi de belirlemeniz gerekir.
- Stratejik Hedeflerin Finansal Karşılığını Hesaplayın
Yeni bir şube açmak, yeni çalışanlar işe almak, kapasite artırmak veya farklı bir pazara girmek stratejik kararlar olabilir.
Ancak her stratejik kararın finansal bir karşılığı vardır.
Karar verilmeden önce;
- yatırım maliyeti,
- nakit ihtiyacı,
- finansman kaynağı,
- beklenen gelir ve kârlılık,
- yatırımın geri dönüş süresi
birlikte değerlendirilmelidir.
Şirket büyürken cironun artması tek başına yeterli değildir. Kontrolsüz büyüme, özellikle nakit akışı doğru planlanmadığında şirket üzerinde ciddi bir finansal baskı oluşturabilir.
İyi bir stratejinin finansal olarak da sürdürülebilir olması gerekir.
- Her Fırsatı Stratejinizin Bir Parçası Sanmayın
Şirket büyüdükçe yeni müşteriler, ortaklık teklifleri, yatırımlar ve farklı iş alanları karşınıza çıkabilir.
Bunların hepsi cazip görünebilir. Ancak her fırsat şirketiniz için doğru fırsat değildir.
Yeni bir kararın öncesinde şu soruyu sormak önemlidir:
“Bu fırsat bizi ulaşmak istediğimiz noktaya yaklaştırıyor mu, yoksa kaynaklarımızı dağıtıyor mu?”
Çünkü şirketlerin kaynakları sınırsız değildir. Sermaye, zaman ve insan kaynağının hangi alanlara yönlendirileceğine karar vermek stratejinin önemli bir parçasıdır.
Strateji yalnızca ne yapacağınıza değil, ne yapmayacağınıza da karar vermektir.
- Planınızı Ölçün ve Gerektiğinde Güncelleyin
Stratejik plan hazırlanıp bir kenara bırakılan bir belge olmamalıdır.
Belirlenen hedeflerin düzenli olarak takip edilmesi gerekir.
Gerçekleşen sonuçlarla planlanan sonuçlar arasındaki farklar incelenmeli ve gerektiğinde yeni aksiyonlar alınmalıdır.
Çünkü süreç içerisinde;
- ekonomik koşullar,
- maliyetler,
- müşteri davranışları,
- rekabet,
- şirketin finansal durumu
değişebilir.
Planın değişmesi başarısızlık değildir. Yeni koşullara rağmen eski plana bağlı kalmak bazen çok daha büyük bir hata olabilir.
Güçlü şirketler yalnızca plan yapan değil, sonuçları takip ederek planını gerektiğinde güncelleyebilen şirketlerdir.
AYÇA'dan Not:
Şirketlerle çalışırken sık karşılaştığım durumlardan biri, yöneticilerin şirketlerini çok iyi tanımalarına rağmen geleceklerini rakamlara ve somut bir plana dönüştürmemiş olmaları.
Nereye gitmek istediklerini biliyorlar; fakat oraya ulaşmak için hangi finansal kaynaklara ihtiyaç duyacakları, hangi süreçleri değiştirmeleri veya hangi göstergeleri takip etmeleri gerektiği her zaman aynı netlikte olmayabiliyor.
Benim için stratejik planlama tam olarak burada başlıyor.
Bir şirketin geleceğini planlamak, birkaç yıl sonrasına ilişkin tahminlerde bulunmak değil; bugün alınan kararlarla gelecekte ulaşılmak istenen şirket arasında bağlantı kurabilmektir.
Sonuç:
Şirketinizin geleceği yalnızca piyasa koşulları, ekonomik gelişmeler veya karşınıza çıkacak fırsatlar tarafından belirlenmemeli.
Nereye ulaşmak istediğinizi belirlemek, mevcut durumunuzu gerçekçi biçimde analiz etmek, finansal kaynaklarınızı planlamak ve ilerlemenizi düzenli olarak ölçmek şirketinizi daha kontrollü yönetmenizi sağlar.
Her şeyi öngörmek mümkün değildir. Ancak belirsizliğin olduğu bir ortamda plansız olmak ile değişen koşullara uyum sağlayabilecek bir yol haritasına sahip olmak arasında önemli bir fark vardır.
Geleceği planlamak, geleceği tahmin etmek değil; farklı koşullarda hangi kararları vereceğinize bugünden hazırlanmaktır.
